hayat böyle işte... şimdi ne akdar istesemde dönemem geriye.... yaşanılanları düzeltmek gayretinde değilim asla.... ama isterdim yeniden onları yaşamak.... bir kez daha aynı duygulara sahip olmak isterdim yeniden... ...
haketmek gerek bazen herşeyi 23 Ağustos 2010 Pazartesi, 02:05 tarihinde Oguzhan Abdi Oguz tarafından eklendi haketmek gerek bazen herşeyi bir solukta geride bırakılan hisleri bazende koşmak gerek geçmişe ama haketmek...
bir sözle bir bulutun varlığı aynıdır 22 Ağustos 2010 Pazar, 00:17 tarihinde Oguzhan Abdi Oguz tarafından eklendi bir sözle bir bulutun varlığı aynıdır biri uçar diğeri rüzgarda yok...
OĞUZHAN ABDİ OĞUZ 22-08-1986.....22-08-2006.....22-10-2007.... ve serüvenleri...... 22 Ağustos 2010 Pazar, 10:02 tarihinde Oguzhan Abdi Oguz tarafından eklendi doğduk... bir şekilde geldik işte hayata.... yıllar yılları kovaladı ve...
zamanın akıp gittiği ve toz bulutunun bize bıraktığı bir köşede toplanmış kırıntılardan topladık biz aşkı ve cocukluğu büyüdükçe ve gurur yaptıkca...bazen küçümseyip kendimizi büyüttükçe eğilip alamadık kırıntılarımızı ve biz arkamızda bırakıp...
kırmızı bir gülaçarken hüzünle pembeleşti hüznüyle güneşe doğru bakarken aydınlanırken yarınlara sarardı yaprakları sarı gülün en soluk haliyle boynunu büküp ağladı yağan yağmurlar aldı tüm rengini beyaza döndü ayrılığıa hazırlanırken ve döktü tüm yapraklarını bir sonbaharda bakarken arkasından yağmur...
şehrin ışıklarında uçsuz bucaksız hüzünler gizli zamansız yollarda kaybedilmiş umutların içerisinde hala bir amaç arıyorken, hisslerden bir tutam demet çiçeğin bir su damlası ile hayatta kalması uzun...
biz sevmeyi tarih kitaplarından öğrendik... biz sevmeyi doğadan öğrendik... biz sevmeyi gözlerde öğrendik.. biz sevmeyi aldığımız her nefesten öğrendik... sevmeyi öğrendik ama sevmelerde kaybolduk hep.... kaybolmuşluklarda...
yanyana duran ama o kadar uzak kalan hayatlar gördük ki... huzurun yanında mutsuzluğu gördük bir mıknatısın yanyana iken zıt kutuplarının birbirlerini itmesini gördük iki sevenin yanyana iken önlenemez...
gözümüze soka soka ... direte direte... girdirdiler bir yıla daha... aslıda bize giren çıkan hiç belli olmuyor... zamlar vergiler siyasi politikasızlıklar açılımlar sorunda sorun... ama yni bir...
bir demet eskimiş çiçeğin içerisinde tazeliğini korumaya çalışan ama göz alıcı olmak yerinde etrafındaki tükenmişliğğin için de kayolmuş gibiyim..... sesizliğimi sessiz çığlıklarla süslüyorum belkide... gözlerim...
kırmmızıyı severim... ve siyahı... ikisi de asil gelir bana siyah birçok kişiliğe yakışır ... asil hissettirir ve ağır... siyah duygularını ağırlaştırır sakinleştirir. matlaştırır.. kırmızı ise.. sakinleşmiş ağırlaşmış duygulara...
adımların gitmek istemez genelde uzaklara.. zaten yorgunsundur.. bitkin... ve genelde çaresizsindir... bir omuz bir el bir destek ararsın hep ... onlar olmadan da hep yerinde sayarsın yine hislerde kaybolursun... gece...
SENDE BAŞINI ALIP GİTME NE OLURSUN Bir son baharın hüznü ile savrulmuş bir yaprakla geldim sana sararmış çizgilerimle umutsuzlukla geldim sana sen kollarını açtın ya sardın sımsıkı yarınlara yeşerdim ya yeniden şimdi...
bir 29 ekim coşkusu daha... sarsın 4 bir yanı bayraklar.. açsın yaşasın CUMHURİYET çicekleri! hangi CUMHURİYET söylesenize bana... sadece veren ama hiç almayan bir milletin hangi...
emin adımlarla yürürken yorgun düştüm aslında yeni başlamıştı yolculuğum dinlenmiştim, hazırlanmıştım yeni yolculuğum için ama daha ilk adımlarımda yorgun düştüm... şimdi elime bir zar alsam... yazsam 6 seçenek.. yapmak isteyipde yapamadığım şeyler...
gözlerimi kapıyorum... kör olmalıyım... dünyevi güzellikler... görmemeliyim... gözlerimi kapıyorum.... mutluluğu görmemeliyim.. huzuru bilmemeliyim... sevgiyi tatmamalıyım gözlerimi kapıyorum... yarına adım atamadan.... bugün sahiplenemeden şefkatin eksik olduğu hüzün yağmurlarına yakalanmadan ... gözlerimi kapıyorum görmüyorum hiçbirşey sadece hayalini görüyorum SADECE HAYALİNİ GÖRÜYORUM... HAYALİNLE HÜZÜN ŞEHRİNDE...
işte ben buyum buradayım kendimle iyi ve kötülerimle buradayım sorgulanma zamanım işte şimdi kendimle..... baba üzgünüm dinlemedim hiç seni.... bak şimdi kulak ver sesime... oysa hayata şuan adım atabilmiştim eğer...
bir cümlenin gizlendiği gözlerin görmediği bir yer var gizlenmiş sisli parçalı bulutlu bir yer var huzura adanmış sessiz yaşamı unutmuş bir yer var korunmasız kalmış buharların içinde arşa yükselen...
hayatımı sorguladığım bir gece daha.... yorulmuş yolculuklarım uzunmuş ve bitap düşmüş haldeyim... içimdeki adalardaki bu keşifler.... ve her keşfettiğin adaya alışmak ve ondan ayrılmak... her an...